Başlangıç
Her şey 2 haftalık yazlık
tatilinde (annem geçen yaz yazlık edinince biz de yazlıkçı olduk), günde en az
bir kez, çoğunlukla da sabah-akşam yaklaşık 1 saat yüzüp (gerçekten spor amaçlı
yüzmekten bahsediyorum, deniz müsait olduğunda yaklaşık 40-45 dakika durmadan
yüzmeye imkan sağlayan bir rotamız var😉), bol hareketli bir gün
geçirip, yediklerime de oldukça dikkat ederek 2 bilemedin 1 kilo vermeyi
beklerken neredeyse kilo alarak eve dönmemle başladı. Tamam kilo almadım ama
gram aşağıya inmemiş olmak kilo almak gibi şok etkisi yarattı bende…
Biraz daha geriye gideyim, çok da
uzaklaşmadan… 2016 Aralık’ta yeniden spor salonuna başladım (Olley). Salona
başlayınca, tabii hem egzersiz yapmanın etkisi hem bunun verdiği gazla 2-3
kiloyu verdim; ama çok da hızlı olmadı aslında. Net hatırladığım Ramazan’da 2
kilo vermeyi başardığım, zira Ramazan’da haftada 3 gün iftar öncesi spor
salonuna gidip bu vesileyle (çünkü psikolojik etki) yemeye de dikkat edince
kilo verebiliyorum… Yani Haziran 2017 sonunda Aralık 2016’dan itibaren yaklaşık 5 kilo
vermeyi başarmıştım, yine de mutluydum; çünkü dönülmez akşamın ufkuna doğru yol
alıyordum öncesinde… Ama çok kaygan bir zemindeydim, yememe çok dikkat
ediyorum; neredeyse aç geziyorum; ama zar zor kilo veriyorum… Sporu aksatsam
hemen alıyorum falan… Haaa bu arada zaten öyle ayda 5 kilo vereyim gibi
beklentilerim yok, bu konuda bayağı tecrübeli bir insan olarak “kalıcı kilo
vereyim” derdindeyim; ama indiğim kiloları şimdiye kadar korumakta hep
zorlandım, belli bir kiloya inip bir süre koruyup, sonra bir şekilde yine 4-5
kilo yukarı çıkıp yine aynı döngüye girme konusunda çok başarılıydım, 20’li
yaşlarda bunu çok yaşadım da maksimum 4-5 kiloda geri dönüyordum; ama 30'larda 2. defa aşırı istenmeyen noktalara gitmiştim 2016'da spora yeniden başladığımda. Aslında hedefim Temmuz 2017'de geldiğim noktadan sonra 2-3 kilodan daha kurtulmaktı, spor salonunda yapılan ölçümlerde yaşım falan da göz önünde tutularak (ooooh noooo) ideal kilom 68 çıkıyordu. Benim hayalim aslında hep 65’ti; ama oraya ulaşamadan hep
bahsettiğim döngüye giriyordum, o yüzden “Bu defa hedefi olabilecek bir yere
koyayım, onu korusam yeter” dedim ve Ağustos başındaki 2 haftalık tatilime bel
bağladım. “O kadar yüzücem, yediğime de dikkat ederim, 2 haftada 2 kilo veririm”
diyerek o zamanı bekledim…
Bu arada Özgür bir süredir vücut
geliştirme sporcularını takip ediyor (o daha çok YouTube tercih ediyor) ve fitness dergileri okuyordu. Bu vesileyle de sistematik
bir şekilde kas kütlesi kazanıp, sonra vücudunun yağ oranını iyice azaltarak
kasları görünür kılma amaçlı diyet (definasyon diyeti) yaptı, tam da Haziran-Temmuz 2017’de... Ben
akşamları spordan sonra -geç saatte yemek yememek adına- bir kase yoğurda biraz
meyve kurusu katarak açlığımı bastırmaya çalışırken bana hep “yanlış
yapıyorsun” diyordu. Ben de ısrarla az yiyorum işte, dikkat ediyorum, o saatte
yemek yersem kilo alırım bıdı bıdı şeklinde bildiğimi okumaya devam ediyordum.
Hatta Özgür o dönem “definasyon” diyetinde “My Fitness Pal” adlı kalori takip
uygulamasını kullanıyordu ve bana mutlaka indirmemi söylüyordu. Evet indirdim,
bir baktım ne menem bir şeymiş diye, “Anam, her yediğini oraya girmek ne zor
bir şey, bir de aradığın bulunmuyor, bulduğunun doğru olduğuna da emin
olamıyorsun, uğraşılır mı bununla” dedim. Evet böyle dedim ve “yediklerime
dikkat etmeye” devam ederek yazlıkta 2 haftamı geçirdim. Sonuç bahsettiğim gibi
koca bir hüsran:)…
Özgür yine ısrarla “Beni dinle
yanlış yapıyorsun, My Fitness Pal’ı kullan” diyince bu konudaki “tüm üstün
bilgi ve tecrübelerime rağmen” bildiğimi okumanın faydasızlığını da görerek bir
şans vermeye karar verdim. Özgür günlük kalori ve makro oranlarımı (hedef
protein, yağ, karbonhidrat oranı) programa girdi. O gün hedefleri 1500 kcal,
%35 Karbonhidrat, %35 yağ ve %30 protein olarak girmiş (Gram olarak yaklaşık şuna
denk geliyor: 131 gr karbonhidrat, 58 gr yağ ve 112 gr protein).
Ağustos 2017’nin 3. Haftası 14
Ağustos Pazartesi günü, yediklerimi girmeye ve hedef makroları, özellikle
protein değerini tutturmaya çalışmaya başladım. Yediklerimi takip edip
içeriklerini gördükçe aslında bu protein hedefinin tutturmanın ne kadar zor
olduğunu, önceki beslenme tarzımda bunun yarısına bile zor ulaşabildiğimi, hatta
bazı günler yarısının yakınından bile geçmiyor olduğumu fark ettim. Protein
diye kahvaltıda yediğim bir yumurtanın yetersiz, akşamki meyveli yoğurdun ise
yetersiz ötesi olduğunu acıklı bir şekilde görmüş oldum. Proteini tutturabilmek
için kahvaltıda yumurtayı 1’den 2’ye çıkarıp, kaloriyi tutturmak için
kahvaltıdaki peynirin miktarını azaltıp (çünkü peynir yağ içeriğinden dolayı
yüksek kalorili), karbonhidrat ve yağı minimumda olan hindi füme ile açığı
tamamlamaya başlamışım. Öğlen yemeklerini hedefe göre mutlaka et çeşidi içerek
şekilde seçip, akşamüstü spora gideceksem yine protein de içeren bir ara öğünle
(önce light yoğurt içine meyve doğrayarak başlamışım sonra meyveli quarka
-çünkü proteini daha yüksek- geçip, daha sonra da sade quark -çünkü meyveli
quarklarda şeker var ve protein oranları daha düşük- içine tarçın-meyve
eklemeye geçmişim, en son yarım sade quark-1 paket activia ile karışım olayına
girmişim) devam edip spor sonrası da yine protein ihtiyacına yönelik ton
balıklı (light ton-çünkü yağlı olanlarda yağ var, kalori hedefi!) salata veya
ızgara tavuk-salata gibi yemekleri saat kaç olursa olsun (genelde akşam
20:30-21’i bulabiliyordu) yemeye başlamışım. Çünkü hedefleri, özellikle
proteini tutturmalıydım ve bu ciddi bir işti, protein tozuna öcü gözüyle
bakarken vücut geliştiricilerin neden bunları kullandığını, yemekle protein
almanın (hele de kaloriyi de kontrol etmek gerekince) çok da kolay olmadığını o dönemlerde yoğun bir şekilde hissettim. Protein
tozu ile ilgili olumlu-olumsuz bir şeyler söylemek benim haddime değil, sadece
bu protein hedefini tutturmanın zorluğuna vurgu yapmak istedim.
Bu arada elbette önceliğim her
zaman kaloriyi aşmamak, hatta başta girdiğimiz 1500 kcal’ın 200 civarı altında
kalarak kalori açığı ortaya çıkarmaktı, tabii spor yaptığım günler bu değerin
üstüne çıksam da yine 200-300 kalori eksik kalabilmek mümkün oluyordu. Bu
beslenme biçimi oldukça doyurucu olmasının yanında kaloriyi kısıtlarken bile böyle
güzel yiyerek, hatta benim için yılların tabusu olan belli bir saatten sonra
yemek yememe prensibimi de yıkarak amacıma ulaşmamı sağlıyordu, inanılır gibi değildi… Hatta ve
hatta eskisinden daha fazla ve doyurucu yediğimi net olarak söyleyebilirim. Önce
1 kilo, sonra 2… Çok zorlanmadan, aç kalmadan ve kaloriyi çok düşürmeden, hatta
bazen kaçamaklarla… Zaman içinde karbonhidrat tüketimimin hedefin bayağı
altında kaldığı günler oldu, zaten pilav, makarna, ekmek vs tüketmemeye alışkın
olduklarımdı; benim karbonhidrat tüketimim genelde meyvelerden geliyordu,
yediklerimi takip ettikçe meyveyi de çok kontrollü tüketmeye doğru bir gidişat
oldu tabii😉. Doğumgünümde (28 Ekim 2017) daha önce ulaşmış olsam
da pek koruyamadığım 66 kilodaydım. Ve vücudum gerçekten küçülmüştü. Spor salonunda
yapılan ölçümlerde kas kütlemi korurken verdiğim kiloyu yağdan verdiğimi
gururla gördüm. 😊
Tabii takip devam etti. Başta her
yediğimi nasıl giricem, bir çok farklı ve hatta yanlış kayıt var nasıl ayırt
edicem derken işi ilerletince doğru gıdayı bulmak, eksik olanın kalorisini
başka yerden bulup My Fitness Pal’a girmek (özellikle diyetkolik web sitesi bu
anlamda çok faydalandığım bir site) konusunda bayağı ustalaştım, bundan garip
bir zevk aldığım bile söylenebilir. Yukarıda verdiğim yüzdeleri/gramları bire
bir tutturduğum sanılmasın, gün oldu karbonhidrat çok yükseldi, gün oldu çok
aşağıda kaldı. Bazen yağ eksik kaldı ya da öyle sandım; çünkü dışarıda yenen
yemekte en zor ön görülen şey yağ miktarı (ve çeşidi-kalitesi), evde göz kararı yaptığında bile
takibi zor; çünkü görünmüyor… Ancak temel hedefim proteini az çok tutturmak
oldu hep… Veee sayısal kafalı bir insan olarak işin matematiğini çözmek kendimi
çok güvende hissettirdi. Bir kere artık bir gün bir sebepten kaçırırsam ertesi
gün nasıl toparlayacağım çok netti ve gerçekten toparlıyordum… Bu harikaydı…😊
Not 1: Kalori ve makro besin takibi için farklı
uygulamalar da var. Örneğin Fatsecret spor camiasında tercih edilen bir
uygulama gördüğüm kadarıyla. My Fitness Pal’a yeni girişi yaparken çok
faydalandığım Diyetkolik web sitesinin
de yine benzeri bir uygulaması var.
Not 2: Evet evde zaten hassas tartım vardı, o tartı artık hep kolay ulaşılır bir yerde... Ama dışarıda ölçmüyorum elbette, insan göz kararını da geliştiriyor evde tarttıkça;)
Not 2: Evet evde zaten hassas tartım vardı, o tartı artık hep kolay ulaşılır bir yerde... Ama dışarıda ölçmüyorum elbette, insan göz kararını da geliştiriyor evde tarttıkça;)
Yorumlar
Yorum Gönder